Genç İşçiler 1 Mayıs’ta

Biz genç işçiler AVM’lerden, kafelerden, barlardan, atölyelerden çıkıp isyanımızı haykırmak için meydanlardaydık. 1 Mayıs’ın bayram değil isyan günü kavga günü olduğunu hatırlatmak için sokaklardaydık. Kapitalizme, sömürüye, patronlara, verilmeyen ücretlere, mobbinge, adalet için, yaşamlarımız için, özgürlük için alandaydık. Bizi sömürerek zenginleşen, göbeklerini şişiren bolluklarına bolluk katanlara, yoksulluğumuza yoksulluk katanlara karşı sesimizi yükselttik, isyanımızı haykırdık.

Part Time Yaşamamak İçin Full Time  Mücadele pankankartımızın arkasında toplandık. Attığımız her sloganda genç işçilerin öfkesini haykırdık. “Patronlar Sarayda Genç İşçiler Sokakta; Şef, Müdür, Patronlar, Genç İşçiden Korksunlar; Üreten Biziz, Yöneten İstemiyoruz; Ekmek, Adalet, Özgürlük” sloganlarıyla yürüyüşü sürdürdük. Patronlara, kapitalizme, sömürüye karşı isyan koşusu gerçekleştirdik. Alan içinde halaylarımızla, zılgıtlarımızla, hep bir ağızdan söylediğimiz şarkılarımızla coşkumuzu, heyecanımızı paylaştık.

“Biz , biz olmalıyız; birleşmeliyiz. Her yerdeyiz  ama ayrı ayrı her yerdeyiz ve  ayrık da olsak birleşmeliyiz. Atölyede, fabrikada onlarca, yüzlerce işçinin emek vererek ürettiği herhangi bir ürünü müşterisi alıp nasıl tüketiyorsa, bizim de ürettiğimiz hizmeti bir ürün gibi alıp tüketiyorlar. Bir insan bir başka insana niçin hizmet etsin, niye hizmetçisi olsun ki? Bu saçma sapan sistemi kim kurmuş, kim zenginin zengin, fakirin fakir kalmasını istiyorsa o. Patronlar, aynı fabrikadaki işçilerin emeğini sömürdükleri gibi, biz hizmet işçilerinin de emeğini sömürerek zenginleşiyorlar. Daha ne kadar istemeden koşturmayı, gülümsemeyi sürdüreceğiz? Daha ne kadar patronun bolluğuna bolluk, yaşamlarımıza yokluk katacağız? Daha ne kadar bu sisteme katlanacağız? Bu sistemi kimin kurduğu belli, peki bu sistemi kim değiştirecek? Biz olan bizler.”Yazdığımız bildiriyi dağıttık ve bütün işçileri çalınan yaşamlarımız için, sömürülen emeğimiz için, özgürlüğümüz için örgütlenmeye çağırdık.